
Altını Çizdiklerim;
*Eğlence artık harekete geçmekle ilgili olduğu kadar hareketi kesmekle de ilgili bir konuma gelmiştir.
*Tüketiciler marka ve medya “fahişeleri” haline gelmeye başlamıştır.
*Yirmi birinci yüzyılda lüks başarının bir sembolü haline gelmiştir.
*Artık işlerdeki en önemli etken üretimin mi yoksa hizmetin mi olduğu değil ne kadar değer yaratıldığıdır.
*İş güvencesinin olmayışı insanları daha rekabetçi olmaya, hatta tıpkı rekabette kendilerini öne çıkarmak için markalaşmayı kullanan ürün, hizmet ve şirketler gibi kendilerini “marka” yapmaya zorlamaktadır.
*Pek çok alıcı melez araçlara dünyayı kurtardıkları için değil dünyayı sarsacak sansasyonlar yaratabilecek niteliklerde üretildikleri zaman yönelecektir.
*Kariyerlerden çok fırsatlarla ilgili olan bir ekonomide hepimiz gittikçe artan bir şekilde kendimizi gerçekten satmak zorunda kalacağız ve markalaşma da bunu yapma şeklimizdir.
*Her şeye egemen olan şöhret kültürümüzde pek çok insan kişisel tanınma, kabul görme, alkışlanma peşinde koşmakta ve burada da markalaşma doğal refleks haline gelmektedir.
*İçe doğru odaklanmaktan çok dışa dönükler, tüketicilikten çok politika ve kültüre ilgi duyuyorlar.
*İleri gitmeyi sürdürmek istiyoruz ama nereden geldiğimizi unutmayacağız. Hızımız yüksek olacak ama yavaşlamayı da bileceğiz. Karmaşık ve güngörmüş ama aynı zamanda düz ve sade olacağız.
*Şöhret kavramı belirsizleşmiş ve değişmiştir: Şöhret artık statü ile ilgili değil bildik olma, tanınma ile ilgilidir.
*İnsanlar ne kadar daha karmaşık ve ne kadar daha fazla özgüvenli hale gelirlerse bütün gereksinimlerini karşılayan birini bulmanın da o kadar zor olacağından korkmaktadırlar.
*Amerika alışveriş yapmayı ve bir şeylere tutkun olmayı seven bir kültüre sahiptir.
*Bir İsveç atasözü “kaygılar küçük bir şeye kocaman bir gölge verir” der.
*Ve mutsuzluğumuza verdiğimiz tipik tepki etkisini hızla gösteren –alışveriş, seks, heyecan-güdümlü medya, yemek gibi-harici bir ‘kür’ aramak olur bunun da etkisi hızla geçer ve yeni bir çare aramak zorunda kalırız.
“Luxorexics” lüks düşkünleri, lüks kolikler