
Altını Çizdiklerim;
*Düne kadar nefsine köle olmayan nesiller yetiştiren İslam medeniyetine karşı bugün modern-seküler düzen, nesilleri kendi egolarına, arzularına gönüllü köle kılıyor.
*İslami eğitime atalarımız “tedip” yani “edeplendirme, ahlaklandırma” derlerdi.
*Arifler, İslam’da her bir maddi organın terbiyesi için bir ibadet bulunduğunu söyler ve derler ki “Aklın ibadeti tefekkürdür.”
*Kavrayış gerektirmeyen, fikri çaba istemeyen ve sadece bilgi yığmaktan ibaret olan düşünce biçimi asla bize göre değildir.
*Bazen de amaçsızlık ve tamamen dünyevi isteklerin bizi kuşatmasından dolayı kocaman bir boşluktaymışız gibi bir yanılgıya kapılabiliyoruz.
*Madde ile mananın arasını açıyor modernizm.
*Batı, özellikle rönesans ile birlikte kendini medeniyetin tek mirasçısı olarak görüp, kendisi dışındaki herkesi ve her şeyi ötekileştirmeyi başardı.
*Huzur isteyen nesiller, bu huzuru hep ilahi olanın dışında, yani yasak olan, haram olanda arıyor. Oysa haramda huzur arayana huzur haram olur.
*Evvelden insanların bedeni tutsak edilirdi, bu asırda ise ruhları, düşünce dünyaları, tefekkür kabiliyetleri, modernitenin getirileriyle tutsak ediliyor.
*Emanet bilinci silik bir hal alıyor zihinlerde. Halbuki İslam akaidine göre, bu beden bize emanettir.
*Batı’da ontolojinin bir kenara itilmesi, her şeyin temeline epistemolojinin yerleştirilmesi ve beraberinde fiziki dünyaya hükmetme arzusu sömürgecilik canavarının büyümesini hızlandırdı.
*Tek tipleşen toplum arasında herkes özgür olduğunu zannediyor. Ancak trajedi de burada başlıyor. Herkes birbirinin aynısı. Aynı düşünce, aynı yaşam tarzı, aynı şarkılar, aynı türküler, aynı diziler, aynı kanallar, aynı telefonlar ve herkeste aynı sevda; Dünyevileşmek.
*Bilimsel-teknolojik imkanlara dayalı olarak kurulan yapılara medeniyet denebilmesi için, bu yapıların en temelde akli, insani ve ahlaki açılardan bu medenilik vasfına ulaşmış olması gerekir.
Ontoloji, varlığı bütünsel olarak inceleyen ve temel kategorilerini araştıran felsefi disiplindir. Varlık bilimi olarak da bilinir; varlığın mahiyetini, özünü ve ilkelerini ele alır.
Felsefenin üç ( Ontolojji, Epistemoloji ve Aksiyoloji- Değerler) ana konusundan biri olan epistemoloji, doğru bilginin ölçütlerini ve insan bilgisinin sınırlarını araştırır.