
Altını Çizdiklerim;
*Hayvanlar arasında olduğu gibi, basit insanlara arasında da, ziynet eşyası takanlar ve güzel görünme uğrunda vücutlarını çentik çentik yontanlar erkeklerdi, kadınlar değil.
*Mülkiyet ve evlilik müesseseleri, bir dereceye kadar dini müesseseler üzerine kurulmuştur, ve inanışın zayıfladığı çağlarda da canlılıklarını kaybetme temayüllerini gösterirler.
*İnsanın tanrıya kurban edilmesi adeti, ihtimal ki yamyamlıkla ilgiliydi; insanlar, tanrıların da, kendilerinin hoşlandıkları şeylerden zevk aldıklarını sandılar.
*Orta Çağlarda, düşmanına büyü yapmak isteyen biri, onun mumdan bir imajını yapıyor ve üzerine iğneler saplıyordu.
*Hıristiyanlıkta Allah’ın Baba olduğu kavramı muhtemelen ecdada-tapma’dan çıkarıldı; bu, ilkin, insanın fiziki babasının tanrılar olduğu manasını taşıdı.
*Hayvan karnını tıkabasa doldurur, zira tekrar ne zaman yiyeceğini bilemez; ve hırs ve tamahın orijini de yarın ne olacağını bilememektir.
*Pierre Beaumarchais’in dediği gibi, insan hayvandan, karnı acıkmadan yediği, susamadan içtiği ve her zaman aşk yaptığı için ayrılır.
*İlkel cezalar şiddetlidir, zira ilkel cemiyet kendini güvensiz hisseder; sosyal organizasyon daha fazla istikrar kazandıkça, cezalar da daha az şiddetli olmaya başlar.
*Bazı hallerde, ilkel ve modern insan arasındaki mesafe öylesine dar, medeniyet tarihi öylesine kısa ki.
*İnsanın, aklını başında tutan rutin’liktir. [usul, adet, alışkanlık]; zira düşünce ve davranışların, şuursuz bir rahatlıkla takip edecekleri alışkanlıklar yoksa, kafa, devamlı tereddüt içinde bocalar ve kurtuluşu sonunda, çıldırmakta bulur.
*Zaman her şeyi meşrulaştırır; en sefil bir hırsızlık dahi, hırsızın torunlarının elinde, kutsal ve dokunulmaz bir mülkiyet haline gelir.
*Cemiyetleri iki kudret yönetir: barışta kelimeler, kriz zamanında da kılıç; ancak sözün tesirsiz kaldığı zamanlarda kuvvete başvurulur.
*Kabile reisini, kralı ve devleti ortaya çıkaran harptir, tıpkı harbi de onların yaptıkları gibi.
*İnsanoğlu, günümüzde bile, devlete kızgınlıkla bakar, vergiler onun indinde ölümden farksızdır, ve en az yönetecek bir hükümetin hasretini çeker. Eğer birçok kanun istiyorsa, komşusunun onlara ihtiyacı olduğuna inandığındandır.
*Eğer fiziki, iktisadi veya sosyal cezalar kendisini beklemezse, hiç kimse çok çalışmaz veya ısrarla çalışmaz.
*Romalılar, sığır ve para için aynı cinsten kelimeler kullandılar: pecus ve pecunia, ve çıkardıkları ilk paraların üzerlerine de birer öküz resmi koydular.
*Yarını düşünmeye başlayan insan, artık Cennet’i terketmiş, endişe vadilerine geçmiştir.
atavistik; ecdattan kalma